YAZARLAR

Ali Sami Yen’din. Yendin…

Bugün 11 Ocak, bir Galatasaraylının gözlerinin dolacağı, hatıralarının canlanacağı, çocuğuna, tanıdığına onu anlatacağı bir gün. Bugün Ali Sami Yen Stadına veda günü… 1944 yılından itibaren resmi maçlara ev sahipliği yapan ancak resmi açılışı 1965 yılında yapılan Ali Sami Yen stadı Türk futbolunda büyük izler ve başarılar bırakmış bir stattır. 

Yedi yaşımda ilk adımımı attığımda heyecanına ve büyüsüne kapıldığım hatta aşık oldum diyebileceğim bir atmosfere sahipti… Tüm Türk futboluna yeri geldiğinde hizmet eden stat, Galatasaray taraftarı için adeta bir mabet gibiydi… Yıllarını vermiş insanlar vardı o stadın tribünlerine. Ne insanlar ne takımlar gördü o stat.

Duygusal açıdan çok sıkı bir bağ ile bağlıydık biz oraya. 7’den 70’e tüm Galatasaray taraftarı aşıktı o stada. Kimimizin sırdaşı, kimimizin dostu, kimimizin sabahladığı eviydi orası. Her bir metrekaresine binlerce anı düşen Ali Sami Yen’de ne destanlar yazıldı. Sahaya çıkan takımın ayaklarının titrediği, İngilizlere ‘ Orası gerçek bir cehennemdi’ dedirten bir stadyumdu orası ve çok güçlü bir atmosfere sahiplik ediyordu.

Galatasaray bu statta Avrupa’nın birçok ünlü kulübünü yenmişti. Bunların arasında Real Madrid, AC Milan, Liverpool, FC Barcelona, SS Lazio, Leeds United, RC Deportivo de La Coruña, Bologna, Paris Saint-Germain FC, PSV, Rangers, R. Mallorca, Monaco, Athletic Bilbao ve Bordeaux gibi Avrupa’nın üst düzey kulüpleri bulunmaktaydı. Her birinin hikayesi olan maçlardı bu maçlar. Nice koreografiler yapıldı nice pankartlar boyandı bu maçlar için. Sonra bir karar alındı ‘ayrılık’ kararı. 

11 Ocak 2011’de Beypazarı Şekerspor’a karşı oynadık mabedimizdeki son maçımızı. 3-1 de kazanmıştık ama bir yanımız buruk, gözlerimiz ise doluydu.

Maç sonrasında rahmetli Ali Kırca aldı mikrofonu eline ve tarihe geçen şu cümleleri söyledi Ali Sami Yen Stadı’nda…

“Daha doğduğunda Ali Sami Yen diye fısıldadı kulağına o “ses” adını…

Bir babanın çocuğuna vasiyeti gibi, ali sami yen dedi…

sami yen dedi… yen dedi…

yen dedi yendin… Yendin bu alemde yenilecek ne varsa birer birer…

Önce ümitsizliğimizi yendin…

“Galatasaray’ın olduğu yerde umut hep vardır” diyerek yendin…

yendin işte…

Takarken altı kez krallık tacını, gururu taç yaptın başlarımıza,

ve fakat kralların kibrini yendin o müthiş tevazunda…yendin…

Tıpkı, “sevenleri üzmeyelim baba” dediğinde,

renklerin paraya esaretini yendiğin gibi… yendin bir kere daha…

Çanakkale’deki kınalı kuzulardan mirasdı başkaldırışın yedi düvele.

Kurtuluş savaşına taşınan mermilerin ışıltısıyla,

yendin bu topraklarda karanlığı en umutsuz zamanda… yendin…

Milan’ı, Manchester’ı sildin devler liginden en mağrur anlarında…

Barselona’yı, Real Madrid’i devirdin, yendin… yendin…

açıldıysa ilk sen açtın bu ülkenin kapılarını Avrupa’ya…

Sen getirdin tarihin en büyük şeref madalyasını bu coğrafyaya.

Ülkemin yüzyıllık yalnızlığını yendin dünyada…

Duyuldu adın cezayir’den çin’e, kenya’dan arjantin’e,

Kimsesizliğimizi yendin bir anda… yen dedi yendin…

yendin bu dünyada yenilecek ne varsa birer birer , yendin…

Çünkü… sen… ALİ SAMİ YEN’din…

Şimdi, gidiyoruz işte…çığlıklarımızı, hasretimizi ve göz yaşlarımızı bırakıp çimlerine,

Kahraman ruhunu ödünç alıp götürüyoruz gittiğimiz yere,

adını yazmak için yepyeni zaferlere…”

Sonrasında bir geriye sayım ile kapattık ışıklarını ancak ALİ SAMİ YEN sonsuza dek…

Esen kalın.

Etiketler
Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen reklam engelleyiciyi devre dışı bırakarak bizi desteklemeyi düşünün